Kahraman Gürsoy

Hakkımda

Beni yakından tanıyın
Hakkımda
Hakkımda

Hakkımda

Merhaba.

Ben T.C. Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü 1999 yılı Mezunu Kahraman Gürsoy.

Not: Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü 1.sınıf sonunda yatay geçiş yaparak Marmara Üniversitesi'n de eğitimime devam ettim.

Yıllardır tecrübe ile sabit gördüğüm şu dur ki ; Matematikten korkmana gerek yok; sadece içindeki ışığı keşfet,küçük ama emin adımlarla ilerle.

Ben matematiği oyun tadında eğlenceli günlük hayattan örnekli anlatımlarla,öğrencinin matematiğe bakışını değiştiriyorum. Amacım sadece notların yükselmesi değil,ezberlemeden öğrencinin kendine güvenmesini

sağlamak,hayata hazırlamak.Unutmayın Matematik her zaman her yerde.

Kahraman Öğretmen ile matematik zor değil, eğlencelidir.

Doğru yöntem, doğru rehber ve biraz cesaretle herkes matematikte başarılı olabilir.

Hazırsan, içindeki ışığı birlikte keşfedelim.

Dersler: ( Yüz yüze / Birebir / )

İŞ DENEYİMLERİM

İş Deneyimlerime göz atın
Ağustos 1999 - Devam Ediyor

Matematik

Birebir İlköğretim Matematik

Diploma alış başlangıç tarihi itibariyle Matematik her aşama ama son yıllarda ezberden kurtarmak,yeni nesil soru tipine hazırlık amaçlı birebir İlköğretim Matematik ders

EĞİTİMLER

Eğitim ögrenim hayatım
1999

Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi

Matematik

Trakya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi 1.sınıf sonu yatay geçiş ile Marmara Üniversitesine geçtim,Marmara Matematik son sınıf öğrencisiyken Çamlıca Kız Lisesi'nde staj yaparak pedagojik formasyonumu tamamladım.

BLOG

En son bloglarıma göz atın
  • 13 Ocak 2026, 15:34

    Veliler, çocukların matematikle olan ilişkisini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Evde sergilenen tutum, çocuğun derse ...

    Veliler, çocukların matematikle olan ilişkisini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Evde sergilenen tutum, çocuğun derse bakış açısını şekillendirir. “Ben matematikten hiç anlamam” gibi ifadeler, farkında olmadan çocuğun motivasyonunu düşürebilir.

    Matematiği sevdirmek için evde küçük ama etkili adımlar atılabilir. Alışverişte para hesabı yapmak, yemek tariflerinde ölçülerle ilgilenmek ya da saat üzerinden zaman konuşmaları yapmak, matematiğin hayatın içinde olduğunu gösterir.

    Ödev sürecinde çocuğa doğrudan cevap vermek yerine, düşünmesini sağlayacak sorular sormak çok daha faydalıdır. Böylece çocuk, çözüm üretme becerisini geliştirir. Ayrıca yapılan küçük ilerlemelerin bile takdir edilmesi, çocuğun özgüvenini artırır.

    Unutulmamalıdır ki her çocuk matematikte aynı başarı düzeyine sahip olmak zorunda değildir. Önemli olan, matematiği bir korku unsuru değil, öğrenilebilir bir ders olarak görmesini sağlamaktır. Öğretmen–veli iş birliği bu süreçte en büyük anahtardır.

  • 13 Ocak 2026, 15:34

    Oyun, çocukların en doğal öğrenme araçlarından biridir. Bu nedenle ilköğretim matematik derslerinde oyunlaştırma tekniklerini ...

    Oyun, çocukların en doğal öğrenme araçlarından biridir. Bu nedenle ilköğretim matematik derslerinde oyunlaştırma tekniklerini kullanmak, dersi daha eğlenceli ve etkili hale getirir. Matematik oyunları sayesinde öğrenciler farkında olmadan öğrenir.

    Özellikle dört işlem, çarpım tablosu ve problem çözme gibi konularda oyunlar büyük avantaj sağlar. Kart oyunları, zarlarla yapılan işlemler, matematik bingo ve dijital uygulamalar öğrencilerin derse aktif katılımını artırır. Böylece ders, sadece öğretmenin anlattığı bir süreç olmaktan çıkar.

    Oyunlaştırma aynı zamanda öğrenciler arasındaki iş birliğini de güçlendirir. Grup halinde oynanan matematik oyunları, paylaşmayı ve birlikte düşünmeyi teşvik eder. Bu da sosyal becerilerin gelişmesine katkı sağlar.

    Ancak oyun seçerken dikkatli olunmalıdır. Oyunlar, dersin amacına hizmet etmeli ve kazanımı desteklemelidir. Doğru planlanan oyunlaştırma, matematiği öğrenciler için keyifli bir keşfe dönüştürür.

  • 13 Ocak 2026, 15:34

    Matematik, ilköğretim çağındaki birçok öğrenci için “zor” ya da “korkutucu” olarak algılanabiliyor. ...

    Matematik, ilköğretim çağındaki birçok öğrenci için “zor” ya da “korkutucu” olarak algılanabiliyor. Oysa bu algının temelinde çoğu zaman matematiğin kendisi değil, yanlış öğrenme deneyimleri yatıyor. İlkokul ve ortaokul düzeyinde matematik öğretmeni olarak en önemli görevlerimizden biri, öğrencilerde oluşabilecek matematik korkusunu en baştan önlemek.

    Öncelikle matematiği soyut formüllerden ibaret bir ders olmaktan çıkarmak gerekir. Günlük hayatla ilişkilendirilen problemler, oyunlar ve görseller öğrencinin dersi sahiplenmesini sağlar. Örneğin, kesirler anlatılırken pizza dilimleri ya da paylaşılan çikolatalar üzerinden örnekler vermek, konunun daha kalıcı olmasına yardımcı olur.

    Bir diğer önemli nokta ise hata yapmaya izin veren bir sınıf ortamı oluşturmaktır. Öğrenci yanlış yapmaktan korktuğunda, öğrenme süreci sekteye uğrar. Matematikte hata yapmanın öğrenmenin doğal bir parçası olduğu vurgulanmalıdır. Öğretmenin tutumu burada belirleyicidir.

    Son olarak, her öğrencinin öğrenme hızının farklı olduğu unutulmamalıdır. Karşılaştırmalar yerine bireysel gelişimi öne çıkaran bir yaklaşım, öğrencinin matematiğe karşı özgüvenini artırır. Matematik korkusu yenildiğinde, başarı zaten kendiliğinden gelecektir.

İLETİŞİM

Hizmetlerim hakkında daha detaylı bilgi almak için e-posta, telefon veya iletişim formumuz aracılığı ile rahatlıkla irtibat sağlayabilirsiniz.
WhatsApp